Londra’da gezebileceğiniz 7 edebî mekan

  • 7 Kasım 2020
  • 0
  • 153 kez okundu

Londra müzeleri, tiyatroları, klasikleşmiş mekanları ve tarihi ile köklü geçmişe sahip güzelliğini tarih ile taçlandıran, gözde bir başkenttir. Her yıl binlerce ziyaretçi ve turisti ağırlayan tarihi mekanları bir yana, ünlü yazarların yaşadığı ve günümüzde gezilebilen müzeler, W. Shakespeare’in tiyatrosu ve pek çok ünlünün daimi mekânı olan pub benzeri mekanları ile berceste bir şehir. Özellikle edebiyat severler için buralara yapılacak olan gezintilerin eşsiz bir deneyim olacağını düşünüyorum. Ve bana kalırsa aşağıda saydığımız mekanlar, kasvetli ve gri havaya karışmak için harika sebepler, “hadi” der gibiler 🙂

Sherlock Holmes Müzesi

Sir Arthur Conan tarafından yaratılan ve geçmişten günümüze dizi ve filmleri ile oldukça beğenilip sevilen Britanyalı hayali dedektif Sherlock Holmes 6 Ocak 1984’te Londra’da doğmuştur. Olayları gözlem yolu ile çözmesi ile ünlenen Sherlock Holmes’un adını alan müze  tıpkı kitaptaki gibi tasarlanmış. Edindiğim bir bilgiye göre, yazarın kızı vaktiyle müzenin açılmasına karşı çıkmış. Çünkü insanların Sherlock Holmes karakterini gerçek sanmalarından kaygılanmış. Müzeye dair genel bilgiler ise şunlar;

  • Müze giriş ve çıkışları polis üniformalı bir personel tarafından sağlanıyor.
  • Müze 3 katlı ve tüm odalar senaryoya uygun tasarlanmış. Yani ziyaretçilerini adeta Viktorya Dönemi’ne götürüyor.
  • İlk katta Sherlock Holmes’e ait çalışma odası ve yatak odası,
  • İkinci katta kitaptaki diğer karakter Doktor Watson’un yatak odası,
  • Üçüncü katta da karakterlerin balmumu heykelleri bulunuyor.
  • Müzeye bitişik bir mağazada ise Holmes anahtarlıkları, kalemleri ve kupaları satılıyor.
  • Yeri, Baker Street (221 Baker Street). Londra metrosu ile Baker Street durağına gidip, merdivenlerden çıktığınızda Holmes heykelini görüyorsunuz.
  • Noel dışında her gün açık olan müze, 09:30 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
  • Güncel fiyatları ise yetişkinler 15, çocuklar için 10 Pound’tur.

Shakespeare’s Globe

“Globe Tiyatrosu” olarak da bilinen bu tarihi tiyatro, William Sheakespeare’in tiyatrosudur. Özelliklerinden evvel hikayesinden bahsetmek isterim çünkü başından epey şey geçmiş bu canım tiyatronun. Hikaye şu; Tiyatro 1599 yılında Sheakespeare’in oyuncu topluluğu olan “Lord Chamberlain’in Adamları” tarafından kurulmuştur. 1613 yılında yanıp kül olmuş ve  1 yıl sonra tekrar inşa edilmiştir. Ancak, reformist hareketlere karşı olan ve eğlenceye inanmayan Puritanlar tarafından 1642 yılında kapatılmış ve uzun yıllar öylece kalmış. 1989 yılında yapılan kazılar sonucunda tiyatronun orijinal yeri bulunmuş ve yeniden tasarlanıp 1997 yılında tekrar açılmıştır. Genel özellikleri ise şunlardır;

  • Globe Tiyatrosu, Theames Nehri kenarında yer alan yer alıyor.
  • Dairesel bir yapıya sahiptir.
  • En pahalı yerlerin üstü örtülüdür. Ancak uygun fiyatlarda oyun seyretmek isteyenler için de ayakta durulabilecek 700 kişilik bir yer vardır.
  • Tiyatronun içerisinde oyun aralarında yeme-içme için restoran ve pub vardır. Bu mekanlar normal buluşmalar için de uygundur.
  • Yeri, 21 New Globe Walk. En yakın durak ise Blackfriars metro durağıdır.
  • Ziyaret saatleri ve fiyatlar oyuna ve güne göre belirleniyor.

King Cross İstasyonu’ndaki 9¾

Bir Harry Potter severin bu başlığı görünce gözlerinin parlayıp, heyecanlanacağına eminim, kendimden biliyorum. 🙂 Bilmeyenler ve Harry Potter’ın tren istasyonu ile ne gibi bir alakası olabilir diyenler için hikayeyi kısaca anlatayım; King Cross istasyonu, büyücülük okuluna giden Hogwarts Express’e ev sahipliği yapıyor. Yani, senaryo ve filmlerde büyücülük okulu olan Hogwarts’a gitmek isteyen büyücüler bu istasyonu kullanıyorlar. Hogwarts Express’e geçiş 9 ile 10 numaraları platformlar arasındaki bir tuğla duvardan yapılıyor. İzleyenler Harry Potter’ın ilk geçemeyiş hikayesini hatırlamıştır eminim. 09:00 – 21:00 saatleri arasında profesyonel fotoğrafçı ziyaretçileri çekebiliyor. Ancak istemezseniz kendiniz de ücretsiz olarak fotoğraflarınızı çekebiliyorsunuz.

Westminster Abbey

Diğer adı St. Peter Kilise’si olan Westminster Manastırı, Charles Darwin, Charles Dickens, Sir Isaac Newton, Lord Kelvin, Thomas Hardy gibi pek çok  sanatçı ve politikacının mezarına ev sahipliği yapıyor. Bu mezarlardaki ilginç detay ise fazla yer olmadığı için birçok mezarın dik konumda yerleştirilmiş olmasıdır. Aynı zamanda 1066 yılından bu yana birkaç istisna haricinde taç giyme ve cenaze törenleri de burada yapılıyor. Manastır, 1245 – 1245 yıllarında Kral III. Henry tarafından gotik tarzda inşa edilmiştir. Ve her yıl binler ziyaretçinin ziyaretine uğrayan Westminstter Abbey’in o zamanki halinden günümüze biraz ürkütücü biraz büyülü ve oldukça ihtişamlı bir görüntü kalmıştır.

  • Yer, Londra Westminster Sarayı’nın batısında bulunuyor.
  • En yakın metro durağı Westminster durağıdır.
  • Pazartesi ve Cuma günleri, 09:30 ile 15:30 saatleri arasında, Cumartesi günü ise 09:30 – 13:30 saatleri arası açıktır.
  • Güncel fiyatı 15 Pound.

Charles Dickens Müzesi

İngiliz yazar Charles Dickens 1812 – 1870 yılları arasında yaşamış, ardında kıymetli klasikler önemli bir sanatçıdır. Yazarın, evliliği sonrası taşınıp 1837-1839 yılları arası ailesi ile yaşadığı ev, günümüzde müze olarak ziyaret edilebiliyor. Oliver Twist’in bu evde yazılması ve yaşanılan yılların atmosferini koruyor olması müzenin en çekici özellikleri olabilir. Müzenin genel özellikleri şunlardır;

  • Ev, tuğladan ve 4 katlıdır.
  • İçerisinde mutfak, yatak ve yazarın çalışma odası gibi bölümler bulunuyor.
  • Üst katta yazarın hayatı ile ilgili bir belgeselin gösteriliyor.
  • En alt katta ise kafeterya ve giriş katında hediyelik eşya bölümü yer alıyor.
  • Yer, Bloomsbury bölgesi, 48 Dought Caddesi.
  • Müze her gün ziyarete açık ve ücretlidir.

Brick Lane

İngiliz yazar Monica Ali’nin ilk ve Man Booker Ödüllü romanı Brick Lane, bir zamanların en fakir gecekondu bölgelerinden biri olan bu bölgeyi konu ediyor. Romanda, Bangladeş’li göçmenlerin hayatlarının anlatıldığını söyleyebiliriz. Bu bölgede de günümüzde aynı göçmenlerin oluşturduğu vintage dükkanlarda kıyafet, aksesuar ve mücevherat gibi pek çok ürün satılıyor. Burası için aynı zamanda birçok sanat galerisinin de bulunduğu rengarenk bir pazar bölgesi olduğunu söyleyebiliriz.

  • Yer, Aldgate Caddesi.

Ye Olde Cheshire Cheese Pub

1538’den bu yana ziyaret edilen mekân, Arthur Conan Doyle, Lord Tennyson, Mark Twain gibi yazarları ağırlamasının yanı sıra Agatha Cristie, Charles Dickens gibi yazarların eserlerine konu olmuştur. Londra’nın en meşhur publarından biri olmasının asıl sebebi de tam olarak budur. Asırlardır varlığını sürdüren pub, zamanında yazarların uğrak mekanı iken günümüzde binlerce ziyaretçinin uğradığı popüler mekanlar arasındadır.

  • Yer, 145 Fleet St.

Velhasıl

Londra denince herkesin aklına farklı bir şey gelse de edebiyat severleri kendine çeken mekanların davetkâr olduğu konusunda hemfikir olduğumuza eminim. Biraz yol katettikten sonra varacağınız yerlerin sizi günümüzden çok daha gerilere götüreceğine ise aşikâr. Yaşanmışlıkları dolu dolu yaşayacağınız bir gezinti olması dileği ile…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir